Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1013


Enver abim buyurdular ki;
 
Mübârekler; rûhun gıdâsı dindir, kalbin gıdâsı ilimdir, buyurmuşlardı. İlmi olmayan, ya'nî din kitâbı okumayanın, dîni sohbet yapmıyanın gönlü, kalbi ölür. Hasta birden bire ölmez. Evvelâ za'îfler, za'îf, güçsüz bir insanda meydâna gelen acılar, ızdıraplar bedene yansır. Bedende ise ba'zı alâmetler, anormallikler meydâna gelir. Eğer bu ses duvarını aşarsa deli olur. Ses duvarını aşmadığı müddetçe de bedeninde bir çok hastalıkların biri gider, biri gelir. Rûhun hastalığı da böyle. Netîce i'tibariyle, rûhun gıdâsı nemâz kılmak, Kur'ân-ı kerîm okumakdır, dîni sohbet, zikrdir. Bedeni ve rûhu beraber tahrib eden zehirler; harâmlardır. Hem rûhu hem bedeni dejenere eder, hasta eder.
 
Mübârekler buyurdular ki; Enver'i gıybet edenleri dinleyenler yandılar. Gıybet edene sus diyene yüz şehîd sevâbı vardır. Yüz kere harbe gitmiş, şehîd olmuş sevâbı var.
 
Mübârekler; Allahü teâlâ hakkını helâl etdireni, ya'nî helâl rızk kazananı sever, buyurdular. Mesaisinden çalmayan, fazlasını veren! Allahü teâla bunu seviyor.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:159
Dün:1,733
Bu Ay:23,536
Toplam:13,617,454
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842