Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1037


Enver abim buyurdular ki;
 
Mübârekler buyuruyorlar ki; insan nefsini ıslah edebilir. Aç bırakır, riyazet çeker. Nefsi mutmain olabilir, itaate gelebilir. Îmân edebilir. Nefs îmân ediyor ve böylece rûhla beraber fersah fersah derece kazandırır. Ama Mektubat'ta buyuruluyor ki; ekber, yani en büyük cihad, bu değil. Hani, küçük cihaddan geldik, büyük cihada gidiyoruz, buyuruluyor. Bu, nefsi ıslah etmek değil. Çünki, cenâb-ı Peygamber'de "sallallahü aleyhi ve sellem" nefs var mı? Eshâb-ı kirâmın hepsi evliya. Orada kastedilen cihad-ı ekber; huydur. Adam huysuzsa, mutlaka o huysuzluk bir gün evliya olsa yine çarpar; ya bir kalb kırar, yahut da birine bir hakaret eder, hepsi gider. Onun için hazret-i Peygamberin "aleyhissalâtü vesselam" en büyük mucizelerinden birisi; bütün huyları, ahlâkı, en güzel ahlâk, yani hep ortada olmaktır. Her şeyin ortasını yakalayan, bulan, yalnız O'dur. Biz ortayı bulamayız, ama ortalamasını bulmamız lâzım. Onun için arkadaşlar, insan ölürken rûhu çıkmadan biraz önce huyu çıkar. Huy terbiyesi kadar zor şey yoktur. Onun için cenâb-ı Peygamber buyuruyor ki: (Ben size güzel ahlâkı tamamlamak, anlatmak için gönderildim. Yani, huyunuzu düzeltmek için geldim.) Huysuzluk kötü şey. Bakın dikkat edin, çok kötü şey.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:162
Dün:1,241
Bu Ay:23,137
Toplam:13,532,708
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842