Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1073

Enver abim buyurdular ki;
 
Gözümün nuru, gönlümün süruru namaz. Hayatın gayesi namaz, Allahü teâlâ ile randevu, namaz... Biz bu randevuyu bırakıp, kimlerin randevusuna gidiyoruz. Hazret-i Ali "kerremallahü vecheh" Efendimiz, ayağına ok saplandığında, çıkarılması için namaza durmuşlar. Çıkarmışlar, hiç acısını duymamış. Namaz, üzüntülere şifadır. Büyüklerden bir zat, bir üzüntü, sıkıntı duysa, ferahlamak için hemen namaza dururmuş. Efendi hazretleri "kuddise sirruh" hep saatlerine bakarlar, beş dakika kaldı, üç dakika var diye anar, vaktini beklerler ve vakti girer girmez, hemen namaza başlarlarmış.
 
Mümin; müminin sıkıntısını gideren, O'na ne istiyorsa veren, arkadaşına canını feda edecek kadar onu seven din kardeşidir.
 
"Peki" demenin tasavvuftaki tarifi, teneşir tahtasındaki meyyit gibi olmaktır. Çevrilince döner, bırakılınca durur. Hiç bir itiraz ve dahli yoktur. Tam teslim olmuştur. Yeryüzünde tam manasıyla, gerçek anlamda "peki" diyen, Ebu Bekri Sıddık "radıyallahü anh" efendimizdir.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:155
Dün:1,241
Bu Ay:23,130
Toplam:13,532,701
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842