Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Teslim olan sultan olur.

Herkes ahirette, dünyada iken sevdiği ile beraber olacaktır. Akıllı insan, iyi arkadaş seçer. İnsanın bulunduğu topluluğun bir başı vardır. Ahirette herkes tek tek değil, topluluklar halinde haşr olacaktır. Dünyada iken kimlerle berabersek, onlarla haşr olacağız. O topluluklar, daha evvelki başka bir topluluğa intikal edecektir. Mesela, İmam-ı azam hazretleri, kendi mezhebine tabi olanların hepsini toplayacaktır. Tabii, cenab-ı Hakk'ın şefkati, merhameti, anne-babanın evladına olandan çok daha fazladır. Mahşerde insanlar topluluklar halinde bulunur. Topluluğun başında Allahü tealanın sevdiği bir kulu varsa, içlerindeki günahkar kullar da, O zatın hatırına hepsi afv edilecek, Cennete girecek. Yeter ki, hardal tanesi kadar ayrı düşünmesin. Bu çok önemli. Çünki, kalıbın beraber olması ile kalbin beraber olması ayrı şeylerdir. Cenab-ı Hak, insanın kalıbına değil, kalbine ve niyetine bakar. Kalbinde ve niyetinde neyin sevgisi varsa, neyi hedeflemişse, bunu Allahü teala bilir tabii, herkes bunu dışarıdan ölçemez. Allahü tealanın en çok sevmediği iki şey, servet ve şöhret düşkünlüğüdür. Servet ve şöhret, dünyaya giden yoldur. İhlassız amel de, kalp paraya benzer. Büyüklerimiz buyuruyor ki; "Bizim gibi düşünenler uzakta olsa da bizimle beraberdir, bizim gibi düşünmeyenler yanımızda da olsa bizimle beraber değildir". İnsanların takdirine ve tenkidine aldırış etmemeliyiz. Allahü tealanın dostları bir kere Allah razı olsun dese, cenab-ı Hak razı olur. Eskiden yirmi sene, otuz sene çile çekiyorlardı, okuyorlardı, her şeyi yapıyorlardı, bu müjdeye kavuşmak için. Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarını çok dağıtmalıdır ki, dağıtılan kitaplar, içinde cevher olanları çeker.
 
Karınca, Kâbe'ye gitmeye karar vermiş. Nasıl gideceksin demişler. Bir güvercin gider, ben de onun ayağına takılır giderim demiş. Kaptan sağlamsa, gemi gider. Buzdağlarının arasından rahatca geçer. Düşmanın elinde hangi silah varsa, ona o silahla cevap vermek lazım ki, etkili olsun. Dinimize hizmet ederken en çok dikkat edeceğimiz mesele kibirdir. Kibir on kısımdır, dokuzu ben biliyorum diyenlerdedir. Kibir girdi mi, hançer girdi demektir. İlim çok kıymetlidir, alim peygamber varisidir, ama bir mürşid-i kamilin elinde olmak kaydıyla. Mürşid-i kamile teslim olan kibirlenmez, kalbine kanca vurulmuştur, Hocasının sevgisinde yok olmuştur. Hocasının büyüklüğü karşısında kendi acizliğini, küçüklüğünü görür, haddini bilir, kibir yok olur. Allahü tealanın sevgili kulu olur. Bir büyük tanımayan, ona teslim olmayan, kendini büyük sanır. Kibir başlar. Allahü tealanın nazarında küçülür, sevimsizleşir. Kibir her iyiliğe engeldir. Kibirli olanı hiçkimse sevmez, mütevazi olanı herkes sever. Teslim olmaktan başka çare yoktur, bir mürşid-i kamile teslim olan sultan olur.
 
Cenab-ı Hakkın en çok razı olduğu şey, Allahü tealaya güvenmektir. Tevekkül, imandandır, ben sana güveniyorum demektir, tevekkül yoksa, ben sana güvenmiyorum demektir. İnsan bunu lisanen söylemez ama fiiliyle söylüyorsa tehlikelidir. Kim Allah'a güvenirse, Allah ona kafidir. Eshab-ı kiramdan Osman bin mahzun "radıyallahü anh" hazretleri vefat etmiş. Peygamber Efendimiz buna çok üzülmüşler. Kabrinin başına gelmiş, teçhiz ve tekfinden sonra, hanımı da gelmiş. Osman! sana Cennet mübarek olsun! demiş. Cenab-ı Peygamber başını kaldırmış, "Nereden biliyorsun" demiş. Hanımı demiş ki, Ya Resulallah, efendim hergün oruç tutardı, hiçbir gece yoktu ki, kalkıp da namaz kılmasın, ağlamasın. Peygamber Efendimiz buyurdu ki; Doğru karar verdin, Fakat sadece (O Allahı ve Peygamberi çok seviyordu) deseydin de, Cennete gitmesine kafi idi.
 
Cenab-ı Peygambere dediler ki; Ya Resulallah, Allahü tealayı çok seviyoruz. Peygamber efendimiz; Dert ve belaya hazırlanın, buyurdular. Dediler ki; Ya Resulallah, sizi çok seviyoruz. Fakirliğe hazırlanın, buyurdular. Fakat bütün bunlar insanın nefsini kırmak içindir. Yol, nefsi kırmak içindir. O her tökezledikçe, cenab-ı Hakka daha çok yaklaşır. Çünki, insanın biraz acı çekmesiyle, çok fazla sevab kazanılır. Allahü teala buyuruyor ki; Benimi arıyorsunuz! Ben, kalbi kırıkların, fakir fukaranın, dertlinin yanındayım!. Öyle bir elin yağda, bir elin balda olmaz... Teslim olan sultan olur.
 
Allahü tealaya emanet olunuz efendim.

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin, Cuma gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

Allahü teala Ramezân-ı şerifin şefaatine nail eylesin,
Ramezan-ı şerifde afv ettiği kullarından eylesin.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,415
Dün:1,263
Bu Ay:31,765
Toplam:13,586,566
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842