Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Peygamber Efendimiz - Mûcizeleri - 51

KURT KONUŞUYOR
 
Mekke'nin civârında, bir "Kurt", acıktığından,
Hızla kovalıyordu bir geyiği ardından.
 
Kâfirlerin yanından geçiyorken, bir ara,
Dile gelip şöylece hitâb etti onlara:
 
(Ey Kureyş kâfirleri, yazıklar olsun size.
Niçin inanmazsınız siz Peygamberinize?
 
O, ebedî Cennete çağırırken sizleri,
Siz inkâr edersiniz böyle bir Peygamberi.)
 
Yine eshâbtan biri, anlatır ki şöylece:
Bir gün evde dururdum, îmân etmeden önce.
 
Her gün tapındığımız bir "Put"umuz vardı ki,
Konuşmaya başladı o birden "insan" gibi
 
Hem de gâyet fasîh ve belîğ konuşuyordu.
Ve Resûl'ü metheden şiirler söylüyordu.
 
Ben, şaşkınlık içinde düşünürken, o anda,
Bu sefer bir "Kuş" gelip, eyledi şöyle nidâ:
 
(Ey Abbâs, sen bu işe çok hayret ediyorsun.
Ama kendi hâline, neden şaşırmıyorsun?
 
Âhir zaman Nebîsi, o hazret-i Muhammed,
İnsanlığı, islâma ediyor şimdi dâvet.
 
Dâvetine koşarken herkes o Peygamberin,
Ne garip ki, bu işten yoktur senin haberin.)
 
"Kuş"tan da bu sözleri işitince, nihâyet,
Çok şükür bana dahî nasîb oldu hidâyet.
 
Derhâl Resûlullahın gidip hânelerine,
Ben dahî şereflendim, girmek ile bu dîne.
 
"Ebû Hüreyre" dahî, der ki: (Medîne'de, biz,
Kimsenin bostanına giremezdik izinsiz.
 
Zîrâ her bir bostanda, bir deve duruyordu.
Yabancı biri girse, ona saldırıyordu.
 
Bir gün girdi Resûl de, birinin bostanına.
Lâkin onun devesi, saldırmadı hiç Ona.
 
Hattâ önüne gelip, burnunu yere koydu.
Ve Onun huzûrunda, hürmet ile oturdu.
 
Resûlullah, devenin yularını, boynuna,
Atarak, daha sonra buyurdular ki ona:
 
(Yerlerde ve göklerde hiçbir şey yok ki zinhâr,
Peygamber olduğumu bilmeyip, etsin inkâr.
 
Yalnız insan ve cinden, bâzısı müstesnâdır.
Zîrâ onlar içinde, inanmıyanlar vardır.)
 
Daha sonra, devenin sâhibine dönerek,
Buyurdu ki: (Bu senden, şikâyet ediyor pek.
 
Ona, öteden beri hep zor işler vermişsin.
Üstelik kendisine, pek az yem yedirmişsin.
 
Kesmek istiyormuşsun şimdi de bu deveyi.
Ey kişi, doğru mudur onun bana dediği?)
 
Adam, hayret ederek olmuştu hem bî-huzûr.
Dedi: (Yâ Resûlallah, evet, bunlar doğrudur.)
 
O zaman Resûlullah buyurdu ki: (Ey kimse!
Mâdem doğru söylüyor, kesme onu öyleyse.)
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:193
Dün:1,473
Bu Ay:32,017
Toplam:13,586,818
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842