Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2111

Enver abiler buyurdular ki;
 
Hocamızın bir sohbetinde buyurduğu, fakat benim hiç duymadığım, birileri tarafından not edilmiş bir not elime geçti. Bunun gibi olan Hocamızın sözleri "buyurdular ki" başlığı altında toplanmaya devam etmekte ve şimdiden bu notlar ikibini geçmiştir. Mübarekler şek ve şüphesiz, bir hakiki mürşittir. Onun için, onların buyurdukları çok mühimdir. Şimdi onu okuyalım.

Burada Mübareklerin söylediği beş husus var: Bir; Seadet-i Ebediyyeyi okuyan âlim olur. Hele hele içindekileri yaparsa evliya, olur. Başka ne lazımdır ki? O halde âlim olmak isteyene İlmihâl yeter. Evliya olmak isteyene, yine İlmihâl yeter. İki; insan eğer üstadını hakikaten seviyorsa, evlatlarını, torunlarını, kendi evlatlarından üstün tutar. Çünki sevgilinin sevgilileridir. Bu sevgi çok hassas bir noktadır. Elhamdülillah ki, evlenirken Mübarekler bize uzun bir mektup yazıp vermişlerdi. Mektup, çok kıymetli oğlum Enver, diye başlıyordu. Mamafih, sevgi yukardan aşağı doğru yayılır. Üç; Mübarekler buyuruyorlar ki; İnsan acıdığına verir. O halde, büyüklerin yanında kendimizi acındırmalıyız. O zaman büyükler ona gerekli ilacı verir. Ben iyiyim diyene ne verilir ki? Dört; Mübarekler buyuruyorlar ki; Altın Halka büyüklerinin çok üstün bir âdetleri vardır. Bu özellik yalnız bu yolda vardır. Diğer yollarla bu yoldaki ana fark budur. Diğer yollarda talebeyi alırlar ana caddeye çıkarırlar ve bu yolun sonu Cennettir. Tarif edildiği gibi çalışın ve yola devam edin, derler. Talebeler çalışırlar, kavuşan kavuşur, kavuşamayan yarı yolda kalır. Fakat bu yolun büyükleri böyle değildir. Bu silsilenin büyükleri talebelerini alırlar, yolda yürütürler, Cennete sokarlar, bizden bu kadar derler. Bu ne seadettir. Bir gün bir yazı yazmıştım. Mübarekler baktılar, bir hata buldular. Şu lastiği, silgiyi alıp, silin ve yeniden şöyle yazın kardeşim, dediler. Çünki onlar silgiye lastik derlerdi. O yanlış yeri sildikten sonra lastiği geri vermek için uzattığımda, efendim biz verdiğimizi geri almayız, buyurdular. Onlar bir tuttu mu bırakmazlar. Yeter ki biz bırakmayalım. Beş; Mübarekler buyuruyorlar ki; Efendi hazretleri bizi küfürden kurtardı. Zilletten zirveye çıkardı. Bundan büyük keramet olur mu? Düşünün insan ateşten kurtuluyor.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:673
Dün:825
Bu Ay:8,993
Toplam:14,044,598
Online Ziyaretçiler:56
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842