Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2353

Enver abiler buyurdular ki;
 
Bir insan hocasını seviyorsa, onun üç alameti vardır, buyurdular. Bir, onun sevdiklerini sever, onun sevmediklerini sevmez. İki, her zaman, her yerde, ondan bahsedilmesini ister. Üç, hayattaysa tabi, onun dertlerini, sıkıntısını, sevincini paylaşmak ister, onu yalnız bırakmaz. Eğer o, dertleri ve sıkıntılarıyla baş başa kalıyorsa, ilgilenilmiyorsa, sevilmiyordur. Abiler Enver abiyi seviyor ki, Onun borcuna ortak olmak istiyorlar. Her taraftan ne mektuplar, ne dualar.. Ama Mübarekler ne buyuruyor; Eğer Enver'in kalbinde bir milim, bir zerre menfaat düşüncesi olsa, hiçbir arkadaşımız onu sevmez. Çünki sevmek veya sevilmemek, insanın kendine olan düşkünlüğüne bağlıdır.

Peki demek, en büyük edeptir. Ya Rabbi, ne kadar şanslıyız. Bir mü'min kalkacak, kendi aklıyla yetmişüç tane altından bir tane hakikisini bulacak. Ne mümkün? Hepsi birbirine benziyor. Bir altını yanlış aldın mı, bitti! Bid'at ehlisin. Şu şansa bak ki, Mübarekler, bu hakiki, bunu alın buyuruyorlar. Peki O nereden biliyor? Ona da hocası göstermiş. Yoksa biz nereden bilelim. Mübarekler birgün buyurdular ki; Kul, ya Rabbi deyince, Allahü teala buyurur ki; Ne istiyorsun? Ne kadar hoş! Ya Rabbi deyince, Allahü teala o kuluna peki ne istiyorsun, dermiş. Ne istenmez ki! O zaman isteyebildiğin kadar iste. Çünki o isteği veren de, Odur. O istemek arzusunu, düşüncesini vermese, gene isteyemezsin.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:27
Dün:301
Bu Ay:6,956
Toplam:14,205,539
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842