Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2506

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.
 
Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu


Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder. O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir.

Enver abiler buyurdular ki;

Mübârekleri sevindirmenin, memnûn etmenin, dualarını almanın en kestirme yolu; isterse bir senede olsun isterse bir ayda olsun bir kitâbı birine vermekdir. Çünki ömürleri okumakla, yazmakla ve dağıtmakla geçdi. Önceleri çantalarına koyuyorlardı kitâbları. Kırmızı bir çanta, kime rastlarlarsa bilhassa polislere veriyorlardı. Sonra arabanın bagajına çok kitâb koymaya başladılar. Bu sefer, İstanbul'da ne kadar Kur'ân-ı kerîm kursları varsa, haydi Hüseyin Yener kardeşim hangi Kur'ân-ı kerîm kursu var, ona gidelim buyururlardı. Gitdikleri zemân da bagajda ne kadar kitâb varsa hepsini boşaltırlardı. Osman Karabıyık'ı gördüm. Karabıyık, Mübâreklere her ay kitâb raporu getiriyordu. Bu rapor, Mübârekleri çok sevindiriyordu. Bilhassa dünyâya giden kitâblara hangi ülkeye hangi memlekete hangi kitâb gitmiş diye tek tek bakıyorlardı. Çünki en çok hassas oldukları noktalardan biri o idi. Vefâtlarından sonra rapor devâm etdi. Karabıyık raporları okuyor, bitiriyor temâm herşey diyorum. Mübâreklerin rûhuna üç ihlâs bir fâtiha, Mübârekler yanımızda imiş gibi, biz Onların yanında imişiz gibi raporu baştan aşağıya bir daha okuyoruz. Çünki Onlara yazılmış, Onlara hâzırlanmış bir rapor. Geçen birkaç gün evvel yine geldi, raporu okudu, rûhlarına gönderdik. Fekat o kadar memnûn olmuşlar ki bakdım bu gece Mübâreklerle oturuyoruz, Efendim, kitâb raporunu okuyabilir miyim, dedim. Buyurdular ki; Tabî'i ben de merak ediyorum. Raporu, kitâbları, hepsini yine okudum. Çok memnûn oldular ve ayağa kalk, buyurdular. Kalkdım ayağa, Mübârekler de kalkdı, alnımdan öpdüler. Buyurdular ki; Kitâblara hizmet edenin alnından öpülür. Dolayısıyla birşeye kavuşan herşeye kavuşur. Ama çok şeye kavuşmak isteyen hiçbirşeye kavuşamaz. Allahü teâlâ bize böyle bir kapı açdı, böyle bir gönül açdı, böyle bir zâtı tanıtdı. Her ni'metin şükrü az veya çok yapılabilir. Ama kitâblar diyor ki, insan hocası için kıyâmete kadar dua etse hiçbir şey yapmış olamaz. Neden? Allah düşürmesin, ateş demiyorum, bir kaynar su dökülse insanın eline, acısı ciğerimize çökdüğü zemân, o zemân anlar. Düşünün ki cenâb-ı Hak böyle bir mübârek zâtı bizlere tanıtmak sûretiyle, kitâblarını lutf etmek sûretiyle ateşde yanmakdan kurtarıyor. Bu nasıl hak, bu nasıl ödenir?

Enver abiler, asırlarda ender yetişen çok müstesna bir insandı. Allahü teala rahmeti ile merhameti ile muamele eylesin inşallah.

FÎ emanillah
 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:259
Dün:680
Bu Ay:1,844
Toplam:14,271,807
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842