Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2705

  • Whatsapp'de paylaş

Enver abiler buyurdular ki;
 
Hocamızla beraber birgün bir camide namaz kıldık, ziyareti de yaptık. Caminin önünde büyük harflerle bir hadis-i şerif yazılı. Mübarek hocamız okudular ve bana anlattılar. Peygamberimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" buyuruyorlar ki: "Yeryüzünde Allahü teâlâ'nın en sevdiği yerler mescidlerdir". Yine başka bir hadis-i şerifte buyuruyor ki: "Güvercin yuvası kadar mescid yapan Cennette köşkünü yapar". Tabii bunu söylememin bir kaç sebebi var. Bir tanesi şu: Şu büyük binanın aşağıda büyük bir camisi var. Oraya girdiğim zaman nasıl ferahlıyorum. Nasıl Zeki abiye dua ediyorum, ne güzel yapmış diye. Dikkat edin, bütün müesselerimizin olduğu yerlerin hepsine mutlaka bir cami, mescid yapılmaktadır. Hatta bu binada her katta mescid var. Biliyorsunuz ben Denizli'liyim. Bizim Denizli'de Demokrat Parti iktidara geldikten sonra Denizli'nin tam ortasında bir cami yapıldı. Dört-beş yol ağzında. Hatta o caminin önünde büyük bir horoz heykeli var. 1950'li yıllarda cami yapıldı. Babam Devlet Demiryollarında çalışıyor ve maaşı 10 lira. Ayda 10 lira alıyor. Caminin yapılması için para toplamaya başladılar. Hiç unutmuyorum, babam gitti 25 lira para verdi. 25 lira çok para. Maaşı 10 lira, onunla geçiniyoruz, bir de ondan arttırmış, biriktirmiş biriktirmiş gitti hepsini camiye verdi. Annem dedi ki, bari bir miktarını eve bırak. Babam; hayır, o camide namaz kılındığı müddetçe Allah bize sevap verecek, dedi. Onun için; bir yerde eğer cami için para topluyorlarsa hiç çekinmeyin verin. Az verin, güvercin yuvası kadar da olsa verin. Cami; insanların müşterek yardımlarıyla yapılıyorsa siz de ona iştirak edin, çünkü hayra vesile olan o hayr işlendiği müddetçe sevap kazanır. Efendim, imam şöyle, hoparlör var demeyin, bunlar bugün var; 10 sene, 20 sene sonra belki hiç olmayacaktır. Nitekim 50 sene evvel yoktu. Bir ülkenin hürriyeti bayrağıyla belli olur. Bayrak dalgalanıyorsa o memleket hür memlekettir. Dinin de bayrağı camilerdir, o minarelerdir.
 
Bir bioenerji profesörü geldi İstanbul'a. Bir vesile ile gazeteye de geldi, bir çok televizyonları da dolaştı. Bir hoca, profesör. Dedi ki : Enver Bey, bu insanlar mahrum dedi. Neden dedim. Şu camilerdeki bioenerji dünyanın hiçbir yerinde yok dedi. Orada en dertli, en sıkıntılı olan, en üzüntülü olan gitsin camiye yarım saat otursun bir şeyi kalmaz, bioenerji akıyor, dedi. Nitekim bizim hanım bazen der ki, hadi camiye gidelim. Orada çok ferahlıyorum, sanki sıhhat buluyorum der. Onun için camiler, müslümanların buluştuğu, bulunduğu yerlerdir, mutlaka gitmelidir.
 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:77
Dün:326
Bu Ay:4,673
Toplam:14,337,560
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842