Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2858

  • Whatsapp'de paylaş
Enver abiler buyurdular ki;
 
Bir delikanlı, bir genç, İmam-ı Rabbani hazretlerini yazılarıyla biraz üzmüş ve kendisinden özür dileyen mektup göndermiş. Mübarek de cevap vermiş, "Sen hemen özür diliyorum demekle af olacağını mı zannettin. Af olman için, senin özrünün kabul olması için üç şart var. Sen bu üç şartı yerine getir, ondan sonra özür dile bizden. Birincisi, evvela suçunu kabul et. Burada ben yanlış yaptım de. Sen bunu itiraf etmediğin müddetçe, suçunu suç kabul etmediğin müddetçe nesine özür diliyorsun." Hangimiz suçsuzuz, hangimizin suçu yok, hepimiz suçluyuz. Kime? Allahü teala'ya karşı, baştan aşağı. Komşu var, akraba var, ahbab var, âmir var, memur var, hanım var. Aman arkadaşlar, öbür tarafta kul davası var, kul hakkı davası var. Efelik zamanı değil şimdi. Herkese karşı yumuşak huylu, güleryüzlü, tatlı dilli olup öbür tarafta kayıp hanesini yok etmek mümkün değil ama hiç olmazsa azaltmalı, kazanç hanesini yükseltmeli. "İkincisi, pişman ol. Efendim, evet ben bu suçu işledim, keşke yapmasaydım siz de biliyorsunuz ama vallahi pişmanım." Cenab-ı Hakka karşı da böyle, "Ya Rabbi, ben bu hataları vallahi işledim biliyorum. Çünkü öbür tarafta elim ayağım konuşacak, onlar şahitlik yapacak, ben şimdiden itiraf ediyorum. Bunları ben yanlış yaptım, pişman oldum de; işte ikinci şart da bitti. Üç, aç ellerini yalvar Cenab-ı Hakka, Ya Rabbi affet, ben tövbe ettim, bir daha yapmayacağım. Bir şeyler söyle Allahü teala'ya. Sen bu şartları yerine getir, sonra gel tövbe iste", buyurmuş.
 
Günün videosu


 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:133
Dün:451
Bu Ay:12,210
Toplam:14,432,498
Online Ziyaretçiler:7
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842