Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2870 (Cum'anız mubarek olsun)

  • Whatsapp'de paylaş

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.
Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu


Enver abiler buyurdular ki;

Birisi Şah-ı Nakşibend "kuddise sirruh" hazretlerini üzmüş, eyvah, vaziyet kötü. Bu büyükleri üzmek çok tehlikeli. Ama biraz da, bir vesileyle de hayra vesile olmuş. Gelmiş, efendim çok özür dilerim demiş. Şah-ı Nakşibend hazretleri, öyle özür dilemekle af olamazsın demiş Peki ne yapmam lazım efendim. Derhal buraya bir altın getir demiş. Nasıl? Hayatında ilk defa duyduğu şey. Hocasının talebesinden altın istemesi. İşittikleriyle, öğrendikleriyle, bildikleriyle bu tam tezat. Allah Allah. Diyor ki, efendim ben garibim, ben fakirim, ben yükümlüyüm. Ben altını nerden bulayım, benim altınım falan yok ki demiş. Şimdi dayağı yersin bak, demiş. Git doğru samanlığa sakladığın o keseyi getir. İçinde 40 tane altın var, hepsini sayacağım burada... Tam yakalanmış. Bir tane yok ki derken 40 tane altın çıkmış meydana. Demişler ki arkadaşları, daha beter olursun, çarpılırsın, çabuk git al gel. Ben nereye geldim ya demiş. Herkes tekkeden geçinir, biz tekkeye şimdi para vereceğiz, hem de 40'ını birden. Neyse, gitmiş köye, almış keseyi getirmiş Şah-ı Nakşibend hazretlerine, talebeler de orada. Efendim demiş, burada hepsi. Demiş aç, sayacağız, bir tane noksan varsa kabul değil. Alıyolar döküyolar orta yere, tek tek sayıyolar. Şah-ı Nakşibend hazretleri bunu ayır diyor, bunu ayır. Bunu yiyemezsin diyor. Bunların hepsini istediğin gibi harca ama bu ateştir, yanıyo burada, bu ateş. Allah Allah. Alıyor, neyse cebine koyuyor. Oradan ayrılırken arkadaşları, bu ne diye soruyolar. Kumar param o benim, kumarda kazandım, diyor. Meğer Şah-ı Nakşibend hazretlerinin derdi, o kumarı oradan temizlemek, boğazdan bir haram lokma girerse çünkü hiç istifade edemez. Şimdi al hepsini topla, bu bir altını yiyemezsin. Bunu git fakire ver de gel, buyuruyor. Şimdi ne çıkıyor buradan. Büyüklerin nasihatı, büyüklerin vasiyeti, büyüklerin yol göstermesi. Onların birinci bizlere bildirdikleri şey; küfürden, şirkten korunmak. Sonra da haram işlememek. Haram ateştir. Çünkü Arapça'da bir kaide var. Haram ateştir. Eğer o altını oradan temizlemeseydi hepsi birden berbat olacaktı, o haram nesne yediği için de ne kadar sohbete gelse, ne kadar ibadet yapsa bir zerresi dahi kalbine, ruhuna işlemeyecekti. Evet o an çok neşelenecek, o anda bir şeyler öğrenecek ama kapıdan çıkancaya kadar. Ondan sonra hepsini unutacaktır. Büyükler, unutacakları, unutturacakları şeyi söylemezler. Eğer bir şeyi söyleyeceklerse onun onda kalmasını ve istifade etmesini de isterler.

Enver abiler, asırlarda ender yetişen çok müstesna bir insandı. Allahü teala rahmeti ile merhameti ile muamele eylesin inşallah.

Fî emanillah
Günün videosu

 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:140
Dün:451
Bu Ay:12,217
Toplam:14,432,505
Online Ziyaretçiler:12
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842